18 Ekim 2006

Konumlama...

Bugünkü bir müşteri toplantısında yine "ya ben yanlış biliyorum, ya onlar" zannına kapıldım. Marka telaffuz etmeden anlatmak zorundayım:

Müşterim B markası...

  • Hızlı Tüketim sektöründe A markası kendi kategorisinin lideri. B ise ikinci.
  • A markasının lokomotif ürünü açık farkla önde.
  • B markasının, A markasının lokomotif ürününün tam karşısına konumlayabildiği bir ürünü yok. Oraya konabilecek iki ürünü var ve ikisinin de hedef kitlesini ayrı tutuyorlar. Aslında, hele bunlardan biri kesinlikle tam karşısına oturuyor. (-ki uzun yıllar önce zaten misler gibi öyleydi)
  • Pazar bu yıl küçülmüş.
  • B markası 3 yeni ürün çıkarıyor; üçü de A markasının lokomotif ürününün karşısında değil. Bu üç üründen biri ise gecikmiş bir "ben de ben de! (me too)" ürünü. Diğer ikisi ise "mass" olamayacak esvafta, alt ürünler :) Amaç bu kez "me first"

Ben olsam, ilk yapacağım hamle, A'nın karşısına koyabileceğim sağlam bir ürün yaratmak için az önce bahsettiğim iki ürünü tek şapkanın altına sokup, tek bir güçlü amiral gemisi yaratmak olurdu. Yerli ve yabancı pazarı koklayarak "me first" peşinde koşar, gerekirse "me too"lara da hayır demezdim tabi.

Yaşanan durumu örnekleyeyim de biraz daha netleşsin hadise:

Bakkala gidip ürünü istediğinizde bakkal "A mı B mi?" diyor. A derseniz çıkarıp veriyor, B derseniz "Peki hangisi?" diyor.

Ne düşündüğümü ve neyi, niye anlayamadığımı biraz olsun anlatabildim değil mi?

16 Ekim 2006

Bilgi...

Her gün onbinlerce kişinin ziyaret ettiği sitelerin yaratıldığı mutfakta yer alan biri için bunu şaşırtıcı bulmak asıl "şaşırtıcı" olan ama kendi kendimi tatmin için oluşturduğum wwwsaire'nin günde ortalama 30 kişi tarafından ziyaret edilmesi (son 1 hafta) hakikaten sürpriz oldu benim için. Tokat etkisi yarattı hatta; artık çok daha yakından ilgilenmeye çalışacağım burayla...

Bir kişinin bile "a burda güzel şeyler yazıyormuş" demesi büyük mutluluk. Teşekkürler...

07 Ekim 2006

Bu yük çok büyük

"Öyle büyük bir yük ki, bu yük çok büyük..."

Müziği, metni, prodüksiyonu harika... Ama kimin reklamı acaba; kaç kişi izledikten sonra hatırlıyor?

Güzel ama marka vurgusu açısından sorunlu bir TVC bence; paylaşmadan edemedim...

Marketingist - Online Marketing

Kendime de, bilgime de övücü sıfatlar eklemeyi sevmem. Hayatta çok şey kaybetmiş olabilirim bu yüzden lâkin Marketingist fuarı kapsamında yaptığım sunumdan bahsetmezsem de sanırım eşeklik olur.

Normal olarak bu etkinliği önceden buraya yazmam, paylaşmam gerekirdi, okuyup da "of" diyen olursa özür dilerim.

Fuar kapsamında düzenlediğimiz "Güle Oynaya Online Marketing" adlı forumda, online iletişim ve pazarlama çatısı altında bir çok faydalı bilgi paylaştık; belki de bir eğitim yılına yayılabilecek konuları 3 saate 'zipledik'...

Sadece davetlilerin katılabildiği foruma ilgi çoktu, zaman ve mekan dardı, fuar uzaktaydı...

Kasım ayında kendi imkânlarımızla, daha merkezi bir noktada, daha geniş bir zamanda bu "eğitimimsi" forumu tekrarlıyoruz.

İçeriği övmeyeyim ama bu konuda ufkunu genişletmek isteyenler için çok faydalı olabileceğini belirtmeliyim.

Kasım ayında yapılacak etkinlik için önümüzdeki günlerde adinteractive'in sitesini ziyaret edebilir ve ön rezervasyonunuzu yaptırabilirsiniz.

10 Eylül 2006

Havalar nasıl?

Devlet kurumlarında da basit de olsa faydalı masaüstü yazılımları yazan tipler varmış meğer...

Havalar nasıl diye merak edenlere, Google Desktop ve weather 'gadget' yüklemeyenlere, 'yerli malı yurdun malı' diyenlere buyrun hava durumu şeysi:

http://www.meteor.gov.tr/2006/meteor/ahs.aspx

Buradan bakın, inceleyin, indirin, kurun...

Ne diyordu zamanında o sarışın kardeş? Havalar nasıl olursa olsun, sizin havanız iyi olsun!

31 Ağustos 2006

Reklamcılık hakkında...

Bakınız reklamcılık hakkında iş güç sahibi profesyoneller neler düşünüyor? Benim de dayanamayıp dahil olduğum cember.net forum başlığına buradan buyrun, ibret alın.

İşimiz zor...

28 Ağustos 2006

Aklını uçkuruyla bozanlara Google kazığı

Efendim; bir gün yok ki Google yeni bir "zamazingo mon amour" çıkarmasın! Birazdan bahsedeceğim özellik uzunca bir zamandır var ama ben ilk kez kurcalıyorum.

http://www.google.com/trends adresinde yaptığınız aramaların sonucunda şu sorunun yanıtını buluyorsunuz: Bu kelimeler dünyanın neresinden en çok aranıyor?

Sonuçlar ise ilginç. Nasıl mı?

Örneğin "sex" kelimesi... Bu kelimeyi en çok 'google'latanların listesinde 6. sırada İzmir, 7. sırada Ankara, 8. sırada da İstanbul var! Dünya çapındaki bir listede ilk 10 içinde tam 3 şehrimiz var.

Gururlandım çok...


İlk beşi merak ettiyseniz; birinci Kahire (Mısır), geri kalan 4 ise Hindistan kentleri...

Rahat rahat internette sex aratmadılar... Rezil ettiler bizi cümle aleme. Kahrol emi sen Google!

:)

Altın Örümcek başlıyor...

Internet mecrasındaki iyi projeleri ödüllendiren ülkemizin tek ciddi yarışması Altın Örümcek, bu yıl geç de olsa başlıyor...

Genişleyen jürisi (ben de katılınca iyice genişledi), daha kapsamlı inceleme kriterleri, halkoyu uygulaması ve daha pek çok gelişmeyle gerçekleşecek Altın Örümcek 2006 için başvurular, son planlara göre 20 Eylül - 31 Aralık 2006 tarihleri arasında yapılabilecek.

Ödül töreninin ise 2007 yılı Ocak ayı içinde gerçekleştirilmesi düşünülüyor.

Güncel bilgiler geldikçe ileteceğim.

25 Ağustos 2006

Lovemark

Bilen bilir. Bir-iki kişi bilir ama bilir...

3 bin yıl önce dile gelmiş bir felsefe de olsa, yeni ortaya atılan bir teori de olsa, okuyarak öğrenmeden evvel onları kendi aklımla bulmayı severim.

Ha, çaba harcamam bunun için ama örneklerine rastgeldikçe 'onlar gibi bir insan olduğumu' doğrular gibi olurum. Sadece düşünen, sadece düşünerek doğruları bulabilen...

"Ne alaka?" noktasına getirtmeden anlatayım:

Neredeyse 2 yıldır çeşitli yerlerde kendi kendime çırpınır dururum. Bir sürü forumda da yazdım, sağda solda çıkan bazı yazılarımda da anlattım. Yine 'yardım almadan' ürettiğim bir teoriydi bu. Şuydu:

Bir tüketiciye, x markasını niye tercih ettiğini sorduğunuzda, somut bir yanıt yerine sadece "bilmem, seviyorum" yanıtını duyduğunuzda, olay bitmiştir!"

Buyrun bakın. Teorim sağlam baş vermiş:

http://www.kapital.com.tr/forum/tr/

Benim ise başka dertlerim var. Evet evet; konuyla ilgili...

Buradan buyrun...

29 Temmuz 2006

Güzel işe ne denir?

Tatildeydim. Evet evet... Bu blogla ilgisi yok, merak eden manyaklar buraya.

Konumuz Turkcell; dersimiz slogan yaratımı:

Öyle güzel bir slogan bulmuş ki kardeşlerimiz; hem hedefe uygun, hem de Türkçe'nin nimetlerinden faydalanıyor. Cingıla da gelir her yola gelir vallahi billahi.

Kelimelerin yerini ne kadar değiştirirseniz değiştirin sorun olmuyor:

3! diyelim ve sıralayalım:

Turkcell'le hayata bağlan

Turkcell'le bağlan hayata

Bağlan hayata Turkcell'le

Bağlan Turkcell'le hayata

Hayata Turkcell'le bağlan

Hayata bağlan Turkcell'le



Bu kadar mı olur be ya.

Tebrik ediyoruz muhataplarını. Kim duyacaksa?