16 Aralık 2006

Bu ne acaba? » Profilo


İtiraf etmem gerekir ki şu advergame hususunda en erken ikna ettiğimiz markalardandır Profilo... Bu sayede de inanılmaz bir veritabanına sahip ve her bir üyesinin evindeki beyaz eşyaların markasından, kaç yıllık olduğuna kadar bilgi sahibi...

Efendim işte Profilo'nun yılbaşı kampanyası "bu ne acaba?" Zamana karşı yarışıyor ve ekrana çizilen şeyin ne olduğunu hem en hızlı şekilde, hem de en az hata yaparak bulmaya çalışıyorsunuz...


Buraya da burdan gidilebilir efendim: www.profilo.com.tr

BoschEvi'nde son sır...

Bosch Ev Aletleri için yaklaşık 2 yıl önce yarattığımız BoschEvi'ndeki, bu versiyona ait belki de son macera yayında!

Marka ürün gamını hayatın içine sokmak ve daha keyifli bir yolla ürün iletişimi yapmayı amaçladığımız BoschEvi, her yıl çeşitli dönemlerde ödüllü kampanyalara ev sahipliği yapıyor. Yılbaşı dönemi için yarattığımız advergame kurgusu bu kez daha heyecanlı ve üstelik ödülleri de çok
büyük...

Hem eğlenmek hem de ödül ka
zanmak için böyle buyrun: www.boschevaletleri.com

14 Aralık 2006

Lipton Ice Board zamanı!

Lipton Ice Tea için hazırladığımız eğlencelik yılbaşı advergame'i Lipton Ice Board yayında... Ice Tea kutularıyla snowboard yaptığımız oyunda amaç en yüksek puanı toplayarak Uludağ tatili kazanabilmek! Hediyeyi bir kenara bırakın, sadece keyifli vakit geçirmek için bile gayet nefis bir oyun.

Bekleriz efendim:
www.liptonicetea.com.tr


11 Aralık 2006

"...mı ye fener" vs. "bana kitap al"

YouTube kaynaklı video viral-delilikleri her yanı sarıyor. Fazla değil, bir kaç yıl önce, görsel içeriği bırakın, özgün metin bile oluşturmayan Türk internet kullanıcıları, bloglardan sonra yavaş yavaş bu video hadisesine de sarmaya başladı.

FB, GS, BJK taraftar geyikleri gırla gidiyor. Bir "*araamı ye fener" dalgası var ki her delikanlı arkadaş grubu bir versiyon yapıp atmış YouTube'a...

Light Fenerli olsam da benim en sevdiğim "tenor" versiyonu ahanda burada.


Diğer yandan, yaratıcı başka hadiseler var ki, biri zaten çoktan patladı: "Bana kitap al" ve "Sütü seven kamyoncu"


Bana kitap al | Sütü seven kamyoncu

Ülkemiz kolay tüketilecek geçici şöhretlere bayılır; emin olun yakında bir stand-up'çı veya akıllara zarar bir şarkıcı(!) da patlar buradan yakında...

Ha, bu viral videoların pazarlama iletişiminde kullanılması da diğer bir mühim hadise... İşte henüz bu konuda içerik üretemiyoruz. Ama az kaldı, ona da sıra geliyor...

Advergame sonunda Türkiye'de de "trend" oldu...

"Hem reklam, hem oyun: Advergame
Yepyeni bir pazarlama ve reklam yöntemi Advergame. Reklamı yapılacak ürün için bilgisayar oyunu hazırlanıyor, internetten kullanıma sunuluyor. Şirketler oyunlu reklamlar sayesinde milyonlarca tüketiciye eğlenceli bir yoldan ulaşıyor. Oyunun keyfini çıkarırken markayla bağ kurması sağlanıyor."
10.12.2006, Hürriyet Pazar | » tüm yazı

BirabanoR'un notu: Müşterilerine "advergame" diyen ilklerden biri olarak yorumum şudur: Bu haber, yaratıcı reklam ve pazarlama çözümleri geliştiren beyinler için tehlike sinyalidir. Tez elden upgrade vaktidir.

Who do you want to play with?

Apple'ın kendini genç ve yenilikçi olarak konumladığı şu ilâna


Vaio'nun verdiği ilginç cevaba bakınız:


24 Ekim 2006

Kaliteli insan kaynağı sorunsalı

Günümüz Türkiye'sinde insan kaynakları açısından hep iki temel sorun görürüm:

1) İnsanlar, sahip oldukları pozisyonun hakkını verecek yeterlilikte değillerdir
2) Üstüne üstlük bir de memnun değillerdir

Memnuniyetsiz nedenleri de ikidir:

1) Çok çalışıyorlardır (yüzde 60 verimlilik bile çoktur bu kitleye göre; sıkılmaya gelmezler zira)
2) Maaş (onlara göre) azdır

Bakınız size İK hususundaki tespitlerimin bir kısmına örnek olacak capcanlı bir hadise. Olay cember.net forumlarında geçiyor. Yardım ricası şu (noktasına dahi dokunmuyorum):

"merhaba, arkadaşlar,eşimin işe alınma sürecindeyiz.Fakat önümüzdeki 12 ay için marketing plan istediler.sektör emlak satışı.Bir irlanda firması ve bodrum ofis için. Marketing plan nasıl yazılır,bu konuyla ilgili desteklerinizi acilen bekliyoruz. İyi bayramlar!"

Buyrun buradan yakın!


Sen bunu yapamıyorsun ama işe talipsin hâlâ utanmadan!

İşte durum budur.

Çevrenize bakın, ne yapıp edip o pozisyona kurulmuş en az 2-3 kişi göreceksiniz...

Halimiz duman aman....

18 Ekim 2006

Konumlama...

Bugünkü bir müşteri toplantısında yine "ya ben yanlış biliyorum, ya onlar" zannına kapıldım. Marka telaffuz etmeden anlatmak zorundayım:

Müşterim B markası...

  • Hızlı Tüketim sektöründe A markası kendi kategorisinin lideri. B ise ikinci.
  • A markasının lokomotif ürünü açık farkla önde.
  • B markasının, A markasının lokomotif ürününün tam karşısına konumlayabildiği bir ürünü yok. Oraya konabilecek iki ürünü var ve ikisinin de hedef kitlesini ayrı tutuyorlar. Aslında, hele bunlardan biri kesinlikle tam karşısına oturuyor. (-ki uzun yıllar önce zaten misler gibi öyleydi)
  • Pazar bu yıl küçülmüş.
  • B markası 3 yeni ürün çıkarıyor; üçü de A markasının lokomotif ürününün karşısında değil. Bu üç üründen biri ise gecikmiş bir "ben de ben de! (me too)" ürünü. Diğer ikisi ise "mass" olamayacak esvafta, alt ürünler :) Amaç bu kez "me first"

Ben olsam, ilk yapacağım hamle, A'nın karşısına koyabileceğim sağlam bir ürün yaratmak için az önce bahsettiğim iki ürünü tek şapkanın altına sokup, tek bir güçlü amiral gemisi yaratmak olurdu. Yerli ve yabancı pazarı koklayarak "me first" peşinde koşar, gerekirse "me too"lara da hayır demezdim tabi.

Yaşanan durumu örnekleyeyim de biraz daha netleşsin hadise:

Bakkala gidip ürünü istediğinizde bakkal "A mı B mi?" diyor. A derseniz çıkarıp veriyor, B derseniz "Peki hangisi?" diyor.

Ne düşündüğümü ve neyi, niye anlayamadığımı biraz olsun anlatabildim değil mi?

16 Ekim 2006

Bilgi...

Her gün onbinlerce kişinin ziyaret ettiği sitelerin yaratıldığı mutfakta yer alan biri için bunu şaşırtıcı bulmak asıl "şaşırtıcı" olan ama kendi kendimi tatmin için oluşturduğum wwwsaire'nin günde ortalama 30 kişi tarafından ziyaret edilmesi (son 1 hafta) hakikaten sürpriz oldu benim için. Tokat etkisi yarattı hatta; artık çok daha yakından ilgilenmeye çalışacağım burayla...

Bir kişinin bile "a burda güzel şeyler yazıyormuş" demesi büyük mutluluk. Teşekkürler...

07 Ekim 2006

Bu yük çok büyük

"Öyle büyük bir yük ki, bu yük çok büyük..."

Müziği, metni, prodüksiyonu harika... Ama kimin reklamı acaba; kaç kişi izledikten sonra hatırlıyor?

Güzel ama marka vurgusu açısından sorunlu bir TVC bence; paylaşmadan edemedim...